Küresel iklim krizinin etkilerini en derinden hisseden Akdeniz çanağındaki metropollerden biri olan İzmir’de, kentin gelecekteki çevresel yol haritasını çizecek hayati bir bilimsel çalışmanın sonuçları paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği (AB) tarafından fonlanan “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin iki yıllık hummalı çalışmaları tamamlandı.
İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen projenin kapanış konferansında açıklanan veriler, İzmir’in yakın gelecekte aşırı hava olayları, kavurucu sıcak dalgaları ve ciddi bir deniz seviyesi yükselmesi tehdidiyle karşı karşıya kalacağını somut bir şekilde gözler önüne serdi.
Kötümser Senaryo: 90 Gün Kesintisiz Sıcak Hava Dalgası Küresel iklim modelleri ve geniş veri setleri kullanılarak yapılan projeksiyonları paylaşan uzmanlar, İzmir'in sıcaklık ve yağış rejimindeki radikal değişimlere dikkat çekti:
-
5 Derecelik Artış: İklim modellemelerine göre, iyimser senaryolarda ortalama sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceği hesaplandı.
-
Kavurucu Dalgalar: Gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde, geçmişte birkaç gün süren sıcak hava dalgalarının gelecekte 20 ila 60 gün arasında değişeceği, en kötü senaryoda ise 90 güne kadar uzayabileceği aktarıldı. Bu durumun yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için ciddi sağlık riskleri barındırdığı vurgulandı.
-
Şiddetli Yağış ve Kuraklık: Toplam yağış gün sayısının azalacağı, ancak düşen yağışların çok daha kısa sürede, fırtına ve ani sağanaklar şeklinde gerçekleşeceği; aşırı yağış yoğunluğunun %40’a kadar yükseleceği belirtildi. Şehir, gelecekte daha kurak bir iklim yapısına bürünürken aynı zamanda yıkıcı taşkınlarla mücadele etmek zorunda kalacak.
İzmir Körfezi’nde Büyük Tehlike: Su Seviyesi Kapıda Projenin en çarpıcı çıktılarından biri ise deniz seviyesindeki yükselme simülasyonları oldu. İzmir Körfezi’ndeki mareograf (deniz seviyesi ölçüm) istasyonlarının 25 yıllık verilerini inceleyen uzmanlar, yüzyılın sonuna doğru körfez suyunun ciddi oranda yükseleceğini öngörüyor.
Normal şartlarda 100 yılda bir görülebilecek aşırı hava kaynaklı deniz kabarmasının tek başına 70 santimetreyi bulabildiğini belirten akademisyenler, buna iklim krizi kaynaklı erimeler ve deniz seviyesi yükselmesi eklendiğinde, en kötü senaryoda su seviyesinin 1,7 metreye kadar ulaşabileceğini raporladı. Bu durum, başta Konak ilçesi olmak üzere sahil şeridindeki altyapı ve yerleşim alanları için devasa bir kıyı taşkını riski anlamına geliyor.
Velibeyoğlu: "Çözümün Öznesi Altyapı Değil, Topluluktur" Konferansın açılış kürsüsünde söz alan İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, krizin sadece mühendislik çözümleri ve beton bariyerlerle engellenemeyeceğini ifade etti. Toplumsal davranış değişikliğinin önemine değinen Velibeyoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Uluslararası iklim hedefleri teoride çok kıymetli ancak asıl belirleyici olan yereldeki iş birliği ve direnç mekanizmalarıdır. Sivil toplum, üniversiteler ve yerel yönetimler arasında organik bağlar kurmalıyız. İzmir’de küçük ölçekte başlattığımız 'Yurttaş Meclisleri' çalışmamız bugün 30 ilçemizin tamamına yayıldı. Su, gıda ve enerji politikalarını doğrudan halkımızla kafa kafaya vererek yönetiyoruz. Çünkü bu krizde teknik yatırımlar kadar 'topluluk' bilinci ve ortak hareket etme kültürü de hayat kurtarır.”
Türkiye'nin Öncü Kenti: İzmir’in 10 Misyonu AB'nin "İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu" kapsamında Avrupa genelinde başvuran 370 kent arasından seçilen 112 öncü şehirden biri olduklarını hatırlatan İKlim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz, İzmir’in İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ettiğini belirtti.
Yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli ve liman kenti özellikleriyle öne çıkan şehir için "İzmir’in 10 Misyonu" başlığı altında kentsel politika notları hazırlandı. Yeni kurulan İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu (EMRAP) aracılığıyla, kentteki tüm kurumların stratejik planları iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilecek.
Üç aşamalı olarak tamamlanan projenin verilerinin, gelecekte İzmir genelinde ve Konak ilçesi özelinde yapılacak olan tüm kentsel yatırımların, imar planlarının ve afet sakınım projelerinin önceliklendirilmesinde temel anahtar olarak kullanılacağı açıklandı.















